M. NEZİHİ PESEN | Temmuz | 2019 | KÖŞELER | Okunma: 321
İki gece kaldık Buhara’da. Buhara’daki camileri, medreseleri, çarşıları gezdik. Buhara’yı diğer şehirlerden ayıran en önemli özelliği seyahat esnasında ruhuma, kalbime sirayet eden sükunetiydi. Buhara 1800’lerden itibaren sürekli artarak devam eden Rus baskısına, istilasına, işgaline, susturma, kendine mahkum etme, aslından uzaklaştırma, öldürme, sindirme, işkence etme, kandırma, dinsizleştirme, komünistleştirme savaşlarına, politikalarına, sinsiliklerine, yalanlarına rağmen sufilerden, alimlerden, mücahitlerden ve canı pahasına şehri korumaya çalışan bütün Müslümanlardan kendisine yayılan bir ruhla yaşamaya devam ediyordu. Geceleyin Buhara’nın merkezinde yaptığımız kısa gezinti bana o sükunetten ve geçmişteki esintilerden biraz tattırdı. Öyle hissettim veya hissetmek istedim. Bunun için dua ettim.
Dünyanın hiçbir yerinde düşman istilasından emin değiliz, emniyette değiliz. Bu olumsuz gerçekliği Özbekistan’da da -Rusya’nın SSCB olmaktan vazgeçtiği, vazgeçmek zorunda kaldığı ve bu topraklardan çıktığı bir çeyrek yüzyıla rağmen- hissettim maalesef. Fakat hemen içimde beliren bir cümle: Müslümanların tarihi, umudun ve direnmenin tarihidir. Bu topraklar ve nice İslam beldesi Moğol istilasını, zulmünü, kıyımını imanı ve direnciyle aşmayı başardı. Moskof ve Bolşevik Rus’un etkilerini ve zararlarını da aşacaktır inşallah.

(Yazının tamamı derginin Temmuz sayısında.)

Ben fakir bir kul olarak, Şeyh Hazretlerinin adap ve ilkelerine...

Önce şu temel ilkeyi koyalım: Allah Teala niyetlere bakar ama insanlara da eylemlerimiz dokunur....

İlim ve İrfan dergisinin Temmuz, 2020 sayısı (sayı: 95) "Kalbin ameli olarak niyet" dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016