SAADETTİN ACAR | Haziran | 2020 | BAŞLARKEN
Bu yıl mübarek ramazan ayını buruk bir ruh haliyle idrak ettik. Camilerimiz kapalıydı, cemaatle teravih namazlarından, mukabelelerden ve Ramazan’ın birçok güzelliğinden mahrum kaldık. Sokaklarımızda ve şehirlerimizde Ramazan heyecanını paylaşamadık. Bu açıdan tarihin en garip, en buruk Ramazan’ının ardından, evlerimizde bir başımıza bayramı geçirdik.
Zor da olsa, içimiz buruk da olsa rahmet, mağfiret ve cehennem azabından kurtuluş ayı, Kur’an ayı olan Ramazanı yolcu ettik. Rabbimizden, eksiğiyle gediğiyle, hatasıyla sevabıyla dergah- ı izzetinde kabul buyurmasını niyaz ediyoruz. Tabi yaşadığımız bu istisnai pandemi sürecinin yanında, her Ramazan sonrası olduğu gibi, hüznümüzü artıran ve cevabını vermekte zorlandığımız sorularımız da var. Acaba idrak edebildik mi, ihya olabildik mi, bilmiyoruz. Bir daha kavuşur muyuz, emin değiliz.
Elbette bu mübarek ayda, her yıl olduğu gibi bazı güzel huylar edindik. İslam’la, dinle diğer aylarda olmadığı kadar yakın bir ilişkimiz oldu. İnsani ve İslami duyarlılığımız bir nebze de olsa arttı. Peki, bu duyarlığımız Ramazan-ı şeriften sonra nasıl olacak? Burada kazandığımız güzel huyları Ramazan sonrasına nasıl taşıyacağız? Daha da önemlisi bu yılın Ramazanından bize ne kaldı; hangi kötülüğü hayatımızdan çıkardık, hangi güzellikleri hayatımıza taşıdık? Yoksa üzerinden yeni bir Ramazan geçmemiş gibi hayatımıza devam mı edeceğiz? Acizane kanaatimce, Ramazan sonrasında sormamız gereken asıl büyük sorularımız bunlardır. Oysa Ramazan ayı geçti ama mükellefiyet ve mesuliyet devam ediyor. “Sana yakin (ölüm) gelene kadar Rabbine ibadet et!” buyurur yüce Rabbimiz, kerim kitabında. Ramazan bitti, evet ama kulluk, can bedende olduğu sürece devam edecek çünkü.
Ramazan ayı, orucuyla, teravihiyle, mukabelesiyle, sadakasıyla muazzam bir mekteptir. Bu mektep, tüm mektepler gibi sadece o anlarda değil tüm hayat boyunca bize ışık tutacak dersler verir. Bu açıdan bakınca Ramazan mektebinden hayatımıza taşıyacağımız çok önemli dersler olduğunu görürüz. Bunun ne kadar idrakindeyiz?
Üstad Sezai Karakoç’un güzel ifadesiyle “Oruç tek başına belli başlı ibadetlerden olduğu gibi, bir de diğer ibadetlerin yatağı olmak gibi bir özellik taşıyor. Öbür ibadetleri çağıran, toplayan ve sunan bir yanı var.” Ramazan bu anlamda muazzam imkanlarla ve fırsatlarla geldi ve geçti. Onun bu özelliğinden Ramazan sonrasına ne taşıyacağız acaba?
Bir de yanlış bir algılamamız var, düzeltilmesi gereken. Tabiri caizse bir hamam gibi görüyoruz bu mübarek zamanları; girdik, temizlendik ve çıkıyoruz. Sonra da hayata kaldığımız yerden devam ediyoruz. Böyle mi olmalı Ramazan algımız? Evet, bu ayın arındırıcı ve temizleyici bir gücü var ama bu, Ramazan ayından sonrası için garanti olabilir mi?
Şüphesiz bu ayda dinle temasımız arttı, çok şükür. Kur’an’la ulfet ve ünsiyetimiz ziyadeleşti. Ama asıl olan bu ilişkiyi Ramazan sonrasında da devam ettirmek olmalı, değil mi? Ramazan ayı bize bir şeyler katmalı, ondan bize bir şeyler kalmalı, değil mi? Yani Ramazan ayında tuttuğumuz oruçlar sadece Ramazan ayında değil Ramazan sonrasında da bize bir şeyler kazandırmalı. Sadece fakirin halinden anlamak, ya da sabahtan akşama aç kalmak diye yorumlayamayacağımıza göre, çok ince bir durum var Ramazan ayında. Bunun ne kadar bilincindeyiz?
Bu sorularla Ramazan-ı şerifi uğurlarken Allah Tealadan, yaşadığımız bu zor zamanları kolaylaştırmasını, taatu ibadetlerimizi daim kılmasını, Ramazan mektebinden dersler ve öğütler alarak hayatımızı devam ettirme şuurunu nasip etmesini diliyoruz. Bu büyük pandemi musibetinden de ibretler alarak çıkmayı hepimizi muvaffak kılsın. Amin.


Ömer Döngeloğlu Hocamızın Ardından

Bir dönem dergimize de değerli yazılarıyla destek veren çok değerli ilahiyatçı-yazar Ömer Döngeloğlu Hocamızı, Ramazan-ı Şerif ayında rahmet-i Rahman’a uğurladık. Üzüntümüz çok büyük. Uzun yıllara dayanan dostluğumuzda daima iyiliğine, güzelliğine, ümmetin hayrı ve uyanışı için büyük bir gayretle koşturmasına şahit olduğumuz merhum Hocamızın vefatı, Müslümanlar açısından çok büyük bir kayıptır. Ama neylersiniz ki “Hüküm Allah’ındır.” ve “Muhakkak Allah’tan geldik ve dönüşümüz de O’nadır.” Cenab-ı Mevladan değerli Hocamıza rahmet ve mağfiret diliyor; ailesine, sevenlerine ve tüm Müslümanlara sabr-ı cemil niyaz ediyoruz. Mekanı cennet, makamı ali olsun.

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun....

Bu yıl mübarek ramazan ayını buruk bir ruh haliyle idrak ettik....

İlim ve İrfan dergisinin Haziran sayısı (sayı: 94) Allah'a kul olabilmek dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016