Doç. Dr. İbrahim Baz | Eylül | 2019 | KÖŞELER | Okunma: 130
Coğrafya, yalnız mekan olmadığı gibi tarih de kuru bir kronoloji değildir. Mekanın ve zamanın kendine özgü bir ruhu vardır. Hem zamana hem de mekana asıl anlam katan da bu ruh ve ruhu verenlerdir. Örneğin; duygusunu anlamadan yani edebiyata başvurmadan tarih anlatmak ne kadar soğuk ve sıkıcı ise, duygu, edep ve estetik yani tasavvuftan yoksun şekilde fıkıh anlatmak da benzer şekilde eksik kalıyor. İmam Gazzali gibi nice alimi irfan yoluna süren de bu ihtiyaçtır. Bugün Balkanlarda dolaşırken insan bu muhtaçlığı derinden hissediyor. Adım atmadan, ayak basmadan yani hemhal olmadan önce, yalnız savaşlar, galibiyetler, mağlubiyetler ve şehitlerin sayısı üzerinden anlamaya çalışıyor tarihi. Siretsiz suretlerin sevdalısı oluyor. Balkanlar da kitaptan okunarak anlaşılamayacak kadar derin duygular taşımaktadır sinesinde. Üsküp, Mostar ve Sarayova nasıl İslam kokan şehirlerse, İslam kokar dağları, dereleri nehirleri Balkanların. Üsküp kadısıyken, 1572 yılında Üsküp’te vefat eden Âşık Çelebi’nin Tuna kasidesinde ifade ettiği gibi Tuna nehri Müslüman bir nehirdir:

(Yazının tamamı 85. sayıda)

Milli ve dini hatıralarını her yıl canlandırmak, bütün haşmet ve ciddiyetleriyle kutlamak;...

Bakmakla yetinmek, yüzeyde, çeru çöpte kalmaktır....

İlim ve İrfan dergisinin Kasım sayısı çıktı. ...

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016