YRD. DOÇ. DR. EBUBEKİR SİFİL | Aralık | 2014 | AYIN KONUSU | Okunma: 1670
Modern zamanlarda müsteşriklerin ektiği fitne tohumu ne yazık ki tutmuş ve ümmet-i Muhammed pek çok sahada bilinç kaymasına maruz kalmıştır. Bu maraz durumu kendisini en fazla Kur'an ve Sünnet'le ilişkimizde göstermektedir.

Şurası kesin: Sünnet'ten tecrit edilen Kur'an, önce meale, oradan da okuyanın ve yorumlayanın niyet ve maksadına göre konuşan bir metine dönüştürülmek istenmektedir. Bunu yapanlar her ne kadar adını böyle koymasalar da, sonuç itibariyle hadise budur. Üstelik bunu yaparken Kur'an'ın, gelenekçilerin ileri sürdüğü gibi, öyle anlaşılmaz değil, apaçık ve anlaşılır bir kitap olduğunu söylemeyi de ihmal etmezler.

İlginçtir, Kur'an'ın apaçık bir kitap olduğunu her fırsatta vurguladığı dikkat çeken pek çok kimsenin, birçok Kur'an ayetinin anlam ve delaletinde farklı düşündüğünü görüyoruz. Söz gelimi Kur'an'da başörtüsü, Efendimizin şefaati, kabir azabı, namaz vakitleri, nesh vb. var mıdır yok mudur; Bakara 62 ve Maide 69 gibi Ehl-i Kitab'ın akıbetinden bahseden ayetler nasıl anlaşılmalıdır; Ehl-i Kitap Efendimize ve Kur'an'a iman etmeden cennete gidebilir mi, gibi daha pek çok konu böyledir.

Bu nasıl apaçık ve her okuyanın anlayabileceği bir kitaptır ki, bizzat bu iddiayı öne sürenler dahi onun ne dediğinde görüş birliğine varamıyor?

Doğrusu şu ki, Kur'an konusunda hakkı verilmiş bir anlama faaliyeti, behemehal Usul-i Fıkıh bilmeye bağlıdır. (Usul-i Tefsir esasen Usul-i Fıkıh üzerine bina edilmiş bir disiplin olduğu için ayrıca zikretmeye gerek görmedim.) Kur'an ayetlerinin hepsinin açıklık-kapalılık yönünden, delalet yönünden ve daha birçok bakımdan aynı olmadığı, pek çok Kur'an ayetinin ihtiva ettiği hükmün Sünnet olmadan anlaşılamayacağı, Kur'an-Sünnet ilişkisinin mahiyeti ve Sünnet'in Kur'an'ı beyan etme tarzları… Bunlar Usul-i Fıkıh bilmeden anlaşılabilecek hususlar değildir. Usul-i Fıkıh bilenler bu sahada konuşmadığı ya da daha doğrusu sesini duyuramadığı, sesi yüksek çıkanlar ise Usul-i Fıkıh bilmediği içindir ki, Kur'an anlayışımız, Sünnet anlayışımız, dolayısıyla Müslümanlığımız sakatlıklarla malul.

(Yazının tamamı İlim ve İrfan dergisi Aralık (2014) sayısında.)

Zat-ı Barisi dışında her şey fani olan, saltanatı dışında her şey son bulan yüce Allah’a hamdolsun....

İnsanoğlu tarih boyunca kendi özünün, anlamının arayışı peşinde koşmuştur. Ne olduğunu, nereden geldiğini ve nereye gittiğini daima sorgulamış...

İlim ve İrfan dergisinin Ekim, 2020 sayısı (sayı: 98) tedbir ve takdir dosyasıyla çıktı....

İRFAN BASIM YAYIN DAĞITIM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.
Zeyrek Mahallesi Ömer Efendi Sokak No: 17/A | Fatih / İstanbul | Telefaks: 0(212) 694 98 98
Copyright © 2012-2016